Hayatımızın Bir Parçası Haline Gelen “Zoom Yorgunluğu” Nedir?

Covid-19 salgınıyla birlikte evlere kapandığımız ilk günden itibaren eğitim ve iş hayatımız dijital mecralardan ilerliyor. Çağın en popüler kavramlarından olan “home office” çalışma, salgınla birlikte hayatımıza daha fazla yerleşir ve kabul görür oldu. Salgın dönemiyle popülerleşen ve en çok tercih edilen video konferans programı olan Zoom uygulaması; Google Meet, Discord, Microsoft Teams vb. uygulamalardaki toplantılarda yaşanan fiziksel ve zihinsel yorgunluklara “Zoom Yorgunluğu” (Zoom Fatigue) kavramıyla isim verdi. Yüz yüze görüşmelerin aksine; kamera karşısındaki her hareketin sürekli izlenir ve gözlenir olması düşüncesi, her şeye çok fazla dikkat etmek zorunda olmak, uzun süre sandalyede oturmanın sonucu olarak fiziksel ağrılar yaşamak, odağın sürekli ekranda olmak zorunda olması, saatler boyunca ekrana bakmanın sonucu olarak da yoğun göz ve baş ağrıları bu kavramın ortaya çıkışının en temel sebeplerinden.

Zoom Toplantılarının Yüz Yüze Toplantılara Göre Artı ve Eksileri

Zoom uygulamasının ve diğer tüm video konferans uygulamalarının hayatımıza birçok olumlu ve olumsuz etkisi mevcut. Salgınla birlikte bunu her ne kadar zorunlu olarak gerçekleştiriyor olsak da, toplantıların ve çalışmaların video konferans uygulamaları üzerinden olması bize ev ortamında, görece daha rahat bir ortamda çalışma imkânı sağlıyor. Aynı zamanda salgında yolculuk yapmak zorunda kalmıyor, trafikle uğraşmıyor ve birbirimize daha kolay ulaşabiliyoruz. Ama önemli bir nokta var ki, o da fiziksel olarak bulunmadığımız araç trafiğinin katbekat fazlasını zihin trafiği olarak yaşamamız, birbirimize kolay ulaşmanın yarattığı “sürekli müsaitlik” düşüncesi ve belki de “mesai saati” kavramındaki hassasiyetin gitgide azalır olması… Bunlar da işin olumsuz taraflarını göz önüne seriyor.

Tüm Bunların Yarattığı “Zoom Yorgunluğu” ile Nasıl Başa Çıkabiliriz?

Bu yorgunlukla başa çıkabilmek için yapabileceğimiz bazı şeyler var. Siz de bunun üzerinde düşünüyor ve online toplantılarınızı nasıl daha rahat geçirebileceğinizin hesabını yapıyorsanız, bu maddelere kulak verin:

  • Eğer toplantıya görüntülü katılma zorunluluğunuz bulunmuyorsa kameranızı kapatarak sadece sesli katılım sağlayın. Kameranızın kapalı olması size daha rahat bir alan sağlar ve kendinizi daha serbest hissedersiniz. Bu anlarda birkaç dakika ekrana bakmayarak gözlerinizi dinlendirin. Görüntülü katılım sağlamanız gereken toplantılarda, yine bir ya da birkaç defa kısa aralıklarla kameranızı kapatıp kendinizi serbest bırakmak, sizi sandığınızdan daha fazla rahatlatacaktır.
  • Doğru bir duruşta oturmaya gayret edin. Yanlış şekilde oturmak yorgunluğunuzun toplantılardan sonraya da kalmasına neden olan ağrılar yapar. Aynı zamanda kameranızın kapalı olduğu anlarda evde biraz hareket etmek, basit nefes egzersizleri yapmak, birkaç dakikalığına hiçbir şey düşünmemek, hem vücudunuzu hem zihninizi rahatlatacak ve odağınızı daha iyi bir hale getirecektir.
  • Bulunduğunuz ortamı belli aralıklarla mutlaka havalandırın. Bu ruh halinizi ve enerjinizi yenileyecektir. Aynı zamanda bir koku veya mum ile ortamı daha huzurlu bir hale getirmek, sizi daha iyi hissettirebilir.
  • Toplantıdayken ekranınızda ya da masanızda başka işlerle de uğraşmak, zihninizi daha fazla meşgul eder. Toplantıda bir şeyleri kaçırmanıza neden olabilir ve size stresli anlar yaşatabilir. Bu yüzden sadece o anda olana odaklanmak, daha az yorulmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca telefon ve bilgisayar bildirimlerinizi kapatmanız, dikkatinizin dağılması ihtimalinin de önüne geçer.
  • Evde olduğu için herkesin sürekli müsait sanılması yaşanılan en büyük yanılgılardan. Bu sebeple zaman yönetiminizi doğru yapmak, toplantıların kaçta başlayıp kaçta biteceğini belirlemek, sarkmaların olmaması için çaba sarf etmek, ekrana daha az maruz kalmanızı sağlayacağı için çok önemlidir.
  • Kameralı katıldığınız toplantılarda belli bir süre yerinizden kalkamayacağınız için, başlamadan önce yanınızda mutlaka size iyi gelecek bir içecek bulundurun. Bu içecek, size daha fazla enerji verecek bir kahve de olabilir, yaşadığınız yorgunluğu hafifletecek bir bitki çayı da. Aynı zamanda çalışırken öğün atlamamak, uzun vadede baş ağrılarının ve halsizliklerin azalmasına yardımcı olur. Yeme içme de bu yorgunlukla baş ederken dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri.

Son olarak artık her şeyin telefonlardan ve bilgisayar ekranlarından ilerlediği bu çağda, çalışmadığınız anlarda ekrana bakma sürenizi maksimum derecede azaltmaya çalışmak, sizi “Zoom Yorgunluğu” karşısında muhakkak daha güçlü kılacaktır.

Yorgunluğunuzu hiç hissetmeyeceğiniz toplantılarınız olsun!

İlginizi çekebilir: “Sana Gül Bahçesi Vadettim” -Psoas Kası

Youthall’u takip et iş ve staj ilanlarını da kaçırma!

Youth Awards Blog Banner

Bir yanıt yazın