Dijitalleşmenin Ütopik Senaryolarından Nesnelerin İnterneti (IoT)

Evden çıktınız, arabanız ona yaklaştığınızı bildiği için kendini çalışır hale getirdi, bindiniz, arabanız takviminizi kontrol ederek işe gideceğinizi anladı ve sizin için en uygun rotayı çıkardı, trafikte yoğunluk varsa iş yerinize mesaj attı, böylelikle rahat bir yolculuk geçirdiniz. Burada bahsedilenler bir bilim kurgudan kesit değildi. Bu son yıllarda fazlasıyla gündemde olan nesnelerin interneti (IoT) kavramının ta kendisi. 

Nesnelerin interneti (IoT) ile “Bağlanabilecek her şey bağlanacak!” 

Nesnelerin interneti (IoT), her şeyin internetinden (IoE) çıktığından evinizdeki kahve makinesinden tutun ayakkabınıza kadar aklınıza gelebilecek tüm nesnelerin internete erişmesini ve diğer nesneler ile aralarında iletişim kurabilmelerini sağlayan bir teknolojidir. Nesnelerin interneti (IoT), ilk kez Kevin Ashton tarafından 1999 yılında şirket için hazırladığı sunumda kullanılmış bir kavramdır. Yapılan araştırmalara göre günümüzde 10-11 milyar cihazın internete bağlı olduğu tahmin edilmekte ve bu sayının 2022 yılına gelindiğinde 50 milyar cihaz seviyesine çıkması öngörülmektedir.  

Nesnelerin interneti (IoT) 10 sene sonra kendini nerede görüyor?

Dilerseniz nesnelerin interneti (IoT)’nin hayatımıza entegre oluşuyla neleri değiştireceğini madde madde inceleyelim. 

  • Sağlık sektörü: Sağlık performansını takip eden mobil uygulamalar, akıllı bileklikler bireysel olarak hayat kalitemizi arttırırken bir yandan da öngörülere göre hastalar hakkında hemşireleri bilgilendiren akıllı yataklar sayesinde hemşirelerin iş gücü azalacak. Ayrıca ameliyathane ortamında çalışabilen robotlar sayesinde kusursuz ameliyatlar gerçekleştirebilecek.
  • Trafik: Sürücüsüz otonom arabalar sayesinde insanlardan kaynaklanan trafik kazaları azalacak.
  • Yenilenebilir enerji: Nesnelerin interneti (IoT) sayesinde depolama, uygun maliyetli hale getirilebilecek. Böylece akıllı şebeke sistemleri sayesinde güç verimli dağıtılacak ve elektrik kesintileri yaşama ihtimali düşecek.
  • Çevre kirliliği ve tarım: Nesnelerin interneti (IoT) sayesinde denizlerde, tarlalarda ve şehirlerde kirlilik seviyeleri analiz edilebilecek. Ayrıca nesnelerin interneti, akıllı tarım dönemini başlatacak. 
  • Alışveriş tarzı: Alışveriş tarzı halihazırda büyük bir değişim içerisindeyken yakın gelecekte mağazalar satın alma modellerini ve ihtiyaç duyulan stoğu daha iyi tespit edebilecek ve tüketiciler istediği her türlü ürüne kolayca erişebilecek.
Nesnelerin internetinin bireysel yaşantılarımızı bir hayli kolaylaştıracağı bir gerçek, peki şirketlerin avantajları neler?

Araştırmalara göre, dijital dönüşüm sayesinde şirketlerde yeni ürün ve hizmetler geliştirmek, yeni fiyatlandırma ve iş modelleri geliştirmek, maliyetleri düşürmek, çevik karar vermeyi etkinleştirmek ve çalışan üretkenliğini arttırmak mümkün olabiliyor. Şirketlerde nesnelerin internetine birkaç örnek vermemiz gerekirse:

  • Bir şirket yöneticisinin akıllı telefonundan bir kapının kilidini açarak cumartesi günü bir satıcıya erişim vermesini sağlayan akıllı kilitler
  • Enerji maliyetlerinden tasarruf etmek üzere açılıp kapanan akıllı kontrollü termostatlar ve ışıklar
  • Not alma, hatırlatma, takviminize erişme veya e-posta gönderme gibi işlemleri yapabilmenizi sağlayan “Siri” veya “Alexa” gibi sesli yardımcılar
  • İnternet üzerinden içerik akışı sağlayan CCTV kameralar ile işlerimizin çok daha pratik bir hal alacağı kesin.
Peki nesnelerin internetinin (IoT) yalnızca avantajları mı var?

Her ne kadar şu ana dek yalnızca iyi yönlerinden bahsetmiş olsak da IoT yüzünden veri güvenliği konusunda daha fazla önlem alınması gerekeceği bir gerçek. Hassas verilere erişim, saldırgan elindeki bu veriler sayesinde sabotaj yapma ve bot ağları IoT için en önemli risklerden sayılabilir.

IoT güvenliği için alabileceğimiz önlemler ise:

  • Güçlü bir erişim parolası veya biyometrik teknolojisi kullanmak,
  • Cihazları bir siber saldırıya karşı korumak için otomatik antivirüs güncellemeleri ayarlamak,
  • Aynı parolayı farklı cihazlarda kullanmamaya özen göstermek,
  • Uçtan uca şifreleme dağıtımı yapmak,
  • Cihaz ve yazılım güncellemelerinin mevcut olduğundan emin olup bunları zamanında yüklemek,
  • Uzman bir siber güvenlik sağlayıcısı seçmek olarak sayılabilir.

Her şeyin internete bağlı olduğu bir dünya hayali şimdilik işlerimizi çokça kolaylaştıracağı için ütopik bir senaryo gibi geliyor. Diliyoruz ki bu bahsedilenler gerçekleştiğinde de bir o kadar ütopik güzellikte var olsunlar!

İlginizi çekebilir: Bırakın Onlar Sıkıcı İşleri Yapsın! RPA Teknolojisi 

Youthall’u takip et iş ve staj ilanlarını da kaçırma!

+1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir