Acaba ben gerçek miyim? Teknoloji ve Gerçeklik 

Teknoloji kuşkusuz çağımızın en büyük dönüm noktalarının bir çoğunun temelini oluşturur. İlk olarak telefonların yaygınlaşması ardından sosyal medya ürünlerinin ön plana çıkmasıyla eskiden sadece internet kafelerde erişim sağlanan yapı artık çamaşır makinelerinde bile kendine yer buluyor. Teknoloji geliştikçe bizler de teknolojinin artılarını ve eksilerini gözlemliyoruz. Son yıllarda teknolojinin en büyük negatif etkileri dezenformasyonu büyük ölçüde artırması ve kullanıcıların çeşitli komploları yaygınlaştırmasıyla kişilerin gerçek bilgi dışındaki bilgilerle hareket etmesidir. Bu yazıda teknolojinin gerçeklik algımızı ne yönde etkilediğinin inceleyeceğim. 

1.Deepface İçerikler

Deepface, mevcut bir medyanın gerçek olmayan ve istenen bir medya ile değiştirilmesi olarak bilinir. Genellikle temel bir içerik baz alınır ve istenen önemli kişinin bir fotoğrafı ile yeni bir içerik ortaya konulur. İçerikler sadece görsel değil aynı zamanda işitsel olarak da değiştirilir. Böylece sesler de değiştirilebilir. Örnek olarak Kemal Sunal’ın deepface teknolojisi kullanılarak elde edilen reklam içeriğine buradan göz atabilirsiniz. Bu reklam deepfake teknolojisini güzel bir şekilde kullansa da bu teknolojinin herkes tarafından erişilebilmesi tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Bu teknoloji alternatif olarak da kullanılır ve genellikle ayırt edilemediğinden bu içeriği gören kişiler üzerinde negatif sonuçlar doğurabilir. Buna örnek olarak Bill Gates’in kullanıldığı videoyu buradan izleyebilirsiniz. Şimdi izlediğiniz ikinci videoyu her hangi bir sosyal medyanızda Türkçe altyazılı olarak önünüze geldiğini ve Bill Gates’in size verilen içerikte “ Evet kabul ediyorum. Aşılara çip koyduk. “ dediğini düşünün. Bu cümle biraz abes kaçsa da buna yakın olabilecek düşünceler örneğin Bill Gates’in deepfake ile yaratılmış bir ortamda gazeteci ile röportaj yaptığını ve “ yeni dünya düzeni için yapılması gereken adımlar “ hakkında konuştuğunu düşünün. Bu içerik de size sunuluyor ve siz de bunu gerçek olarak algılıyorsunuz. Sonuç olarak deepfake bir içerik kullanarak kitleleri kandırmak onları farklı fikirlere karşı cezbetmek deepfake kullanımının başlıca amaçlarından biri olarak görülebilir. 

2.Yanlış Kaynak Kullanımı

Bir diğer olgu ise yanlış kaynak kullanımı olarak ele alınabilir. Bu durumda da gerçeklik saptırılabilir. Yanlış kaynak kullanımında elde edilebilecek sonuç için aslında amacı farklı olan bir içerik sanki bahsedilen konu için elde edilmiş gibi örnek gösterilir. Bu durumda genellikle makaleler, araştırma sonuçları, farklı yerlerden elde edilmiş içerikler sıkça kullanılır. En bariz örnek olarak bir haber kanalının oyun videosunu gerçek savaş videosuymuş gibi kullanmasıdır. Haberin devamı için buraya bakabilirsiniz. Bu gibi haberler o kadar sık karşımıza çıkıyor ki bunların hepsini ayırt etmek zor oluyor. Özellikle orijinal videolu içeriklerin çevirilerinde bu problem karşımıza çıkabiliyor. Görsel olarak da yaşanan bu gibi durumlar için Teyit.org kullanılabilir.  Sonuç olarak içerikler bize bir şekilde sunuluyor ve sunuluş biçimleri anlamsal olarak bizleri gerçekte olmayan fikirlere inandırma amacıyla karşımıza çıkıyor.

3.Yapay Zeka ve Bot Kullanımı

Özellikle yapay zekanın güzel işleyen bu sistemlerinden önce birçok marka müşteri temsilcisi olarak bot kullanımını sistemlerine eklemişti. Özellikle çağrı üzerinden seçenekler seçerken ya da sistem üzerinden mesaj atarken müşterilere yardımcı olmaktan çok bir dizi sözcüğü tekrarlayan bir mesaj dizisi olarak karşımıza çıkan botlar sosyal medyada da sıkça kullanılıyor. Özellike X’te botlar sıklıkla takipçi artırma amacıyla da kullanılıyor buna ek olarak belirli yazılar etkileşim artırmak için botlar tarafından sunuluyor ve istenilen konuda etkileşim arttığı için gerçek kullanıcılar o konunun gündem olduğunu düşünebiliyor. Bu da gerçekte olmayan bir konunun ya da önemsiz bir haberin dolaşımını artırıyor.

Yapay Zeka ise en çok da istenilen bir kurguyu yaratmak için tercih ediliyor. Bu aygıt yukarıda bahsedilen bütün örnekleri doğrudan ya da dolaylı bir şekilde değiştiriyor ve genellikle gerçek olmayan bilgilerin daha gerçekci görünmesini sağlıyor. Sonuç olarak gerçek olmayan fikirler ve gerçeklik büyük ölçüde değiştirilip istenilen amaca göre yeni bir düzlem yaratılıp insanların bu düzlemden olaya bakmaları amaçlanıyor. 

4.Sonuç

Manipülasyon ve dezenformasyon sosyal medyada en çok karşılaşılan içerik türleri olarak karşımıza çıkıyor. Kullanıcılar her ne kadar dikkat etseler de içerikler gerçeğe çok yakın olarak kullanıcıya sunuluyor ve kullanıcı içeriğin gerçek olup olmadığını anlamadan o içeriğe inanabiliyor. Bunun nedeni çok güçlü araçlar kullanarak kişileri belirli fikirlere karşı çekmek. Genellikle savaş, doğal afet ve pandemi gibi konularda dezenformatif bilgiler kişileri yanlış bilgilere karşı savunmasız yapıyor ve insanlar ekranlarda görünen her şeyin gerçek olduğuna inanabiliyor. Buna önlem olarak kaynaklar ve bağlamları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve en önemlisi de sağduyu ve vicdanımıza olan güveni güçlendirmeliyiz.

İlginizi çekebilir: Yapay Zekayla Otonom Sistemlerin Geleceği

Bir yanıt yazın