Hibrit Çalışma Nedir? Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

2020’nin ikinci yarısından itibaren iş dünyasında çalışma kavramı, kelimenin tam anlamıyla baştan yazıldı. Önce aniden ofislerin kapatılması ve uzaktan çalışmaya geçilmesi; altyapı yetersizliği, uzaktan çalışmaya adaptasyon ve iletişim süreçleri dolayısıyla çok uzun sürmedi. Buna çözüm üretmek isteyen tüm şirketler ise bu zorunluluğu kendi zorunluluklarıyla buluşturarak “hibrit çalışma” denilen bir sisteme geçerek değerlendirdi.

Hibrit çalışma ne demek?

Uzaktan çalışma ve ofiste çalışma kavramlarının birleşimi olan bu modelde; çalışanlar haftanın belirli günleri evden ya da diledikleri yerden çalışırken belirli günlerde ise ofiste oluyor. Tüm çalışanlarıyla bu sistemi deneyimleyen ve ofisteki anlık çalışan sayısını dengeleyen şirketler olduğu gibi bazı departmanlarında bunu uygulayan şirketler de mevcut. Bu kararı verirken özellikle uzaktan yürütülmesi zor olan proseslere sahip departmanlar önceliklendiriliyor. 

Hibrit iş modelinin doğmasındaki en büyük sebeplerden bir diğeri ise yapılan anket çalışmaları oldu. ABD’de yapılan araştırmaya göre bu modeli savunan çalışan oranı %55’leri bulmuş durumda. Muhtemelen küresel sağlığa kavuşmanın 2022’den önce beklenmemesi sebebiyle tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yılın sonlarına kadar bu kavram sık sık hayatımızda yer bulacak.

Hibrit çalışma, çalışanlara yalnızca evlerinden değil diledikleri her yerden çalışma imkanı tanıyor. Bu da çalışanları çok daha özgür kılıyor. Ağırlıklı olarak Z kuşağının hibrit çalışmaya meyilli olduğunu araştırmalar sonucunda söylemek mümkün. Sebebi ise dijitalin içinden gelen ve buna adaptasyonu yüksek bir nesil olması olarak gösteriliyor. Bu yüzden aynı oranda tamamen “home-office” çalışma tarzını da benimsiyorlar.

Avantajları neler?

Hibrit çalışma; çalışanların taleplerini karşılaması, haftanın belirli günleri evden çalışmaya olanak tanıması, yolda geçirilen ölü zamanın haftalık olarak minimalize edilmesi gibi sebeplerden dolayı çalışanlar açısından oldukça avantajlı. Aynı zamanda şirket açısından iş yükünü farklı yönlerde dağıtmaya ve üretkenliği arttırmaya olanak sağladığı için verimli bir model olarak değerlendiriliyor. Hepimizin gündeminde olan sağlık konusunda ise ofislerde mesafenin sağlanabilmesi açısından herkese büyük oranda yardımcı oluyor.

Ofis içi operasyonların maliyetleri de bir yandan düşerken hibrit çalışma modeliyle çalışanlar, işe gidip gelmek için daha az zaman ve para harcıyor. Bu da sonuç olarak yapılan işe daha fazla odaklanmak adına üretkenliği ve uygun zamanı arttırıyor.

Dezavantajları yok mu?

Elbette her şeyin olduğu gibi hibrit çalışmanın da dezavantajları mevcut. Hibrit çalışma yaklaşımı aynı zamanda bir takım zorlukları da beraberinde getiriyor. Bunlardan en yaygını ev ve ofis arasında bölünmek zorunda olan çalışanların kişisel ve profesyonel yaşamlarını yönetmekte zorlanmaları oluyor. Şirket bazında iletişim çalışmalarının aksamaması adına teknik tüm pürüzlerin giderilmiş olması, herkes için optimize araçlar kullanılması ve siber saldırılara karşı gereken tüm önlemlerin alınmış olması gerekiyor.

İlginizi çekebilir: Dijital Etkinliklere Katılmak İçin 4 Harika Neden

Youthall’u takip et iş ve staj ilanlarını da kaçırma!

0
Alara Aslan

Üniversite eğitimine Yıldız Teknik Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nde devam etmektedir. Yer aldığı öğrenci kulübünde çeşitli projelerin düzenlenmesinde rol alarak 17. Profil dergisinin editörlüğünü üstlenmiştir. 2019 yılından beri Youthall'da Youthall Blog başta olmak üzere tüm içerik geliştirme süreçlerini yürütmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir