Hayatınızdaki Stres ve Karmaşayla Nasıl Başa Çıkılır?

Gerek zihninizde gerek yaşadığınız ortamda aşırı dağınıklık, genellikle yüksek stres nedenidir. Hayatınızı her açıdan etkileyen bu olgu dikkatinizin dağılmasına, hayatı bir yük gibi hissetmenize ve hatta sizin için her şeyi bir kaosmuş gibi görmenize kadar varabilir. Nereden veya nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız, dağınıklığın üstesinden gelmek sanki hiç aşamayacağınız bir görev gibi gözükebilir.

Şimdi hayatınızın bir bölümünü bu karmaşayı anlamaya, daha sonrasında da gününüzün belirli bir bölümünü küçük periyotlar halinde bunu çözmeye ayırırsanız işleri yoluna koyabilirsiniz. O zaman göreceksiniz ki daha organize bir yaşam daha üretken bir sizin ortaya çıkmasına olanak sağlayacaktır. Küçük adımlar art arda geldiğinde uzun vadede büyük değişimlere imza atar. Gelin şimdi o küçük adımlara nereden başlayacağınıza şöyle bir göz atalım!

Zihin Dağınıklığı Ne Demek?

Diyelim ki metro ya da otobüste oturup bir şeyler okumaya çalışıyorsunız. Yanınıza gelip oturan iki arkadaş birbirleriyle ilgili komik anılarından bahsetmeye başlıyor. O andan itibaren eğer kulaklığınız kulağınızda değilse kendinizi o sohbetin ortasında onları dinlerken buluyorsunuz, hatta muhabbetin sonunda istemeden siz de konuya onlar kadar hakimsiniz!

Bir çok insan günlük hayatta yaşadığı bu ve bunun gibi pek çok durumun kolayca görmezden gelinebileceğini düşünür. Peki gerçekten öyle mi? İnsan beyni dünya üzerindeki en gelişmiş yapı olarak kabul edilse de belirli bir zaman içerisinde gerçekleştirebileceği sınırlı sayıda işlev vardır. Dikkat etmeye çok da değmeyen birçok detay beyinde yer kaplar ve karmaşaya neden olur. Yer kaplayan her gereksiz bilgi ya da fonksiyon odaklanmanız gereken önemli şeyler için kalan alanı azaltır.

Herhangi bir şeyi görmezden gelmek enerji gerektirir ve beyin ne düşüneceğini kontrol edemediğinde pasif hale gelir. Çevrenizdeki dağınıklığı (gürültü, dikkat dağınıklığına neden olan şeyler vb.) görmezden gelmek, genellikle odaklanmakla aynı miktarda enerji gerektirir.

Farkında Olmadığınız Dikkat Dağıtıcıları

Şimdi çalışma masanızı ve etrafını düşünün. Her yerde genellikle klasörler, kalemler ve diğer sevdiğiniz eşyalar vardır. Bunlarla oynamamanız gerektiğini biliyorsunuz, çünkü odaklanmanız gereken başka şeyler genelde o

masada konu başlığı olmuş oluyor. En nihayetinde onlara odağınızın kaymamasını düşünürken bile aslında bunu yapmaya çekilirsiniz. Unutmayın ki görmezden gelmek, zihinde yer kaplar.

Fiziksel unsurlarda olduğu kadar fiziksel olmayan unsurlarda da bu geçerli. Aslında içinde hiç olmak istemediğiniz bir WhatsApp konuşmasını bildirim penceresinden sildiğiniz zaman onun orada olmadığını varsaymaya çalışırsınız. Bu da yine zihninizde gereksiz yer kaplar. Şimdi neyin ne olduğunu yeterince anladıysak hayatlarımızın zihinsel, dijital ve fiziksel dağınıklığından nasıl kurtulacağımıza gelelim.

“Yapmanız Gerekenleri” Tekrar Gözden Geçirin

Çoğu zaman evde, işte, okulda, arkadaşlarımızla, ailemizle, hobilerimizle ve hayatımızın birçok alanında yapmamız gereken şeyler çok fazladır. Tüm bu alanlar için zihninizde bir elemeye gitmek yerine bunları kategorize ederek bir kağıda yazın. Yazılı olarak görmek, aralarında tercih yapmanızı kolaylaştıracaktır.

Esas kriteriniz, bu maddelerin harcadığınız zamana değip değmeyeceğine karar vermek olsun. Gerçekten sevdiğiniz şeyleri renkli bir kalemle yıldızlamak ve geri kalanından kurtulmak iyi bir seçenek olabilir. Size mutluluk veya değer getirmeyen şeyleri ortadan kaldırırsanız, sevdiğiniz şeyler için daha fazla zamanınız olur.

Maddeleri Tek Adımda Silin

Çoğumuzun günlük yaşamında belirli bir rutin yoktur. Sadece aklımızdaki günlük işlerimizi ve görevlerimizi gelişigüzel bir şekilde sıraya alırız. Bu tutum, düzensizce yaşanan kaotik günlere ve üretkenlikte düşüşe yol açabilir.

Birlikte toplu işler yaparak bu karmaşayı aza indirebilirsiniz. Mesela çamaşırlarınızı haftada birkaç kez yıkamak yerine evde olduğunuz bir günde, eğer Home-Office çalışıyorsanız gün kısıtlaması olmadan, yıkayarak bitirebilirsiniz. Biriken maillerinize cevap vereceğiniz zamanları akşamlara bölmek yerine en müsait gününüzde toplu bir zaman ayırıp onları aradan çıkarabilirsiniz.

Çalışma Alanınızı Nasıl Düzenleyebilirsiniz?

Masanızın üstündeki her şeyi temizleyin ve eğer varsa çekmecesindeki her şeyi çıkarın. Masanızın üzerini silerek boş haline odaklanmaya çalışın. Ardından eşya yığını içerisinden sadece kullandıklarınız kalacak şekilde sabit bir düzen oluşturun. Bu ayıklama işlemi sonunda muhtemelen ne kadar fazla gereksiz parçanın orada olduğunu fark edeceksiniz. Kağıt, evrak gibi belgeleri ise dosyalayarak masanızın üzerinde bulundurmamaya özen gösterin. Ek olarak çalışma ortamınızda size telefonunuz, bilgisayarınız ve belki de sade bir çerçevede bir fotoğraf eşlik edebilir.

Bilgisayarınızın Dağınıklığına Son Verin

Bilgisayarınızda geçmişte kullandığınız, artık ihtiyacınız olmayan dosya ve programları temizleme vaktiniz geldi. Onları silebilir, gerçekten ihtiyaç duyduklarınızı ise klasörleyebilirsiniz. Video, fotoğraf gibi içeriklerin bir kısmını ise Google Drive gibi depolama bölümlerinde Aynısı telefon rehberiniz için de geçerli. Muhtemelen bir daha hiç kullanmayacağınız onlarca numaranın orada yer kaplamasının bir anlamı yok ve tüm bu gereksiz detaylardan kendinizi kurtarmanız size iyi gelecek.

Evinizi Nasıl Düzenleyebilirsiniz?

İş ve okul dışında ev, zamanımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz yerdir. Özellikle 2020’de hayatımıza giren yeni düzen, bizi evde kaliteli zaman geçirmeye itti. Bu yüzden dağınık bir evin günlük stresinizi artırmasına şaşırmamak gerekir.

Yine özelden genele giderek önce size karışık gelen dolaplarınızdan ve çekmecelerinizden başlayabilirsiniz. Orada bulunan her şeye gerçekten ihtiyacınızın olup olmadığını düşünün. Bir kısmı çöpe giderken büyük bir kısmını da o eşyalara ihtiyacı olabilecek insanlara yönlendirmek size kendinizi iyi hissettirecektir.

Konu kıyafetlerinize, ayakkabılarınıza veya çantalarınıza geldiğinde vazgeçmek biraz daha zor olabilir. Bunun içinse kullanıldığı sezonu baz alarak son 6 ayda kullanmadığınız her şeyden kurtulun ki kalabalık yaratmasınlar.

Uzun Vadede Düzenin Korunması Çok Değerli

İster sadece zihninizi ister yukarıda bahsedilen tüm alanları olsun, başarılı bir şekilde düzenlemeye gidildikten sonra, bir döngü halinde her şeyin başa dönmesi uzun bir zaman almayacaktır. Düzeni sürekli kılmak, en az başlamanız kadar önem taşır. Bunun için kendinizi istikrarlı olmaya itmenize bu düzenin hayatınıza kattığı artıları kendinize hatırlatmanız yardımcı olur. Belki de yapacaklarınız için dijital veya fiziksel bir ajanda, istikrar için sizi motive edebilir.

İşlerinizi topluca halledeyim derken onları sonsuz bir ertelemeye itmeye ise asla itmemeye özen gösterin ki tüm bunlar birikerek bir yığına dönüşmesin. O yığın sonucunda dev bir strese dönüşecek ve sizi bu yazının en başına tekrar döndürecektir.

İlgini çekebilir: Dijital Etkinlikler Ne Fayda Sağlar? Neden Dijital Etkinliklere Katılmalısın?

Youthall’u takip et; dijital etkinlikleri, iş ve staj imkanlarını kaçırma!

Alara Aslan

Üniversite eğitimine Yıldız Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği ve Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi bölümlerinde devam etmektedir. Yer aldığı öğrenci kulübünde çeşitli projelerin düzenlenmesinde rol alarak 17. Profil Dergisinin editörlüğünü üstlenmiştir. 2019 yılından beri Youthall'da Youthall Blog başta olmak üzere tüm içerik geliştirme süreçlerini yürütmektedir.