Bluetooth Teknolojisi Hakkında Merak Edilen Her Şey

Hepimiz gün içerisinde mutlaka bluetooth kullanıyoruz. Arabalarımızda, cep telefonlarımızda, kulaklıklarımızda sürekli karşılaşıyoruz. Peki, hiç bu teknolojinin nasıl işlediğini merak ettiniz mi?

Bluetooth 1989 yılında Ericsson firmasında teknolojiden sorumlu başkan olan Dr. Nils Rydbeck ve Dr. Johan Ullman tarafından ortaya atıldı. En baştaki hedefleri kablo yığınından kurtulmak için kablosuz bir kulaklık üretebilmekti. İkisi, aralarına mühendis arkadaşları Dr. Jaap Haartsen’i de alarak çalışmalara başladılar. 1999 yılında ürettikleri eller serbest teknolojisi ile çalışan kulaklıklarını Las Vegas’ta bir fuarda sundular. Ortaya çıkardıkları bu kulaklık fuarın en iyisi olarak seçildi.

Bu Bluetooth İsmi De Nereden Çıktı?

1990’lı yıllarda birçok şirket, bilgisayarları ve daha farklı cihazları da birbirine bağlayabilecek kısa mesafeli radyo teknolojisi alanında çalışmalar yapıyordu. İntel, Ericsson ve Nokia şirketleri, aralarında bir kablosuz standart belirleyip bu şekilde çalışmayı düşündüler. İntel’deki bir çalışan, Danimarka ve Norveç’in birleştirilmesinde öncü olan Viking kralı Harald Bluetooth Gormsson’un hayatını anlatan bir kitap okuyordu. Böylece bu bağlantının isminin Bluetooth olma fikrini ortaya atmış oldu. Viking kralının “Bluetooth” lakabını almasının nedeni ise dişlerinden birinin çürük olması ve mavi görünüyor olmasıydı. Logonun oluşumu da nordik alfabedeki iki sembol kullanılarak oluşturuldu. Sol tarafta bulunan büyüktür işaretine benzeyen simge nordik alfabede Harold’ın “H”sini, sağ taraftaki “B” sembolü de bluetooth isminin baş harfini ifade ediyor.

 

Bluetooth ile WI-FI Arasındaki Fark Ne Peki?

Evet, bilindiği üzere wifi ve bluetooth radyo dalgaları sayesinde çalışırlar fakat wifi bir dağıtıcı yani modem ile bir cihaz arasında bağlantı sağlarken bluetooth, iki cihaz arasında bağlantı kurmamızı sağlar. Yani her iki cihazda da bluetooth varsa aralarında veri alışverişi yapabilirler. Bu iki teknoloji de “GHz” birimi cinsinden ölçülür. Genellikle 2.4 GHz frekans ile çok hızlı hareket ettiklerini söyleyebiliriz. 2.4 GHz demek saniyede 2.4 milyar dalga demek olur. Bu yüzden cihazınızda bluetoothu açtığınızda diğer cihazlar anında bağlanır ve kullanmaya hazır hale gelir. Bluetoothun wifiden bir farkı da 1mW güce sahip olduğu için menzil olarak daha kısadır. Bu yüzden çok uzak mesafelerde bluetooth kullanımı zorlaşacaktır.

Bluetooth Nerelerde?

Bluetooth cihazları günümüzde çok fazla alanda kullanılabiliyor. Bebek telsizi, garaj kapısı, televizyon, telefon, bilgisayar faresi, kulaklık, klavye, akıllı süpürgeler neredeyse aklınıza gelebilecek her şey. Üstelik frekansları karışmadan tam 8 cihaza aynı anda bağlanabiliyor. Örneğin bilgisayarınıza kablosuz klavye ve kulaklık aynı anda bağlı olsun. Herhangi bir durumda iki frekansın karışması mümkün değil çünkü bir cihaz, bağlandığı cihaz ile arasındaki frekansı saniyede 1600 kez değiştirir. Bu sayede herhangi bir karışma veya kesinti olmaz. 

Nasıl Karmaşa Yaşanmıyor?

Az önce bahsettiğimiz örnekteki klavye ve kulaklık bağlantısı arasında nasıl karmaşa olmuyor? Bunun açıklamalarından biri frekans zıplamaları şeklinde olması diğeri ise her cihazın farklı adreslere sahip olmasıdır. Yine de bu durumda güvenlik sorunu öne sürülüyor. Herhangi bir kişinin bluetooth ile cihazınıza erişip erişemeyeceği de akla gelen soruların en başında yer alıyor. Her cihazda güvenilen cihazlar seçeneği oluşturulması sonucunda bu sorunun da önüne geçildi.

Bluetoothun Zararları Var Mı?

Henüz bluetoothun zararı konusunda kesin bir sonuca varılamadı fakat en azından şunu söyleyebiliriz: Bir cep telefonun yaydığı iyonize etmeyen radyasyon bluetoothlu bir kulaklığınkinden çok daha fazla. Bunun için önlem de şu şekilde alınmış: Telefon üreticilerinin de girdiği bir denetim var. Bu denetim sayesinde insan sağlığına zararlı bir telefonun üretilmesi, piyasaya sürülmesi kesinlikle yasaklanıyor.

İşte gün içerisinde aramasak bile her daim yanı başımızda olan bir sistem de bluetooth teknolojisi. Arabalarımızda, radyoda çalan şarkıyı dinlemek zorunda kalmak yerine istediğimiz parçayı çalabilmek, kablo karışıklığı ile son derece az karşılaşıyor olmak çağımızın en iyi gelişmelerinden biri.

İlginizi çekebilir: Kullanım Amaçlarına Göre 5 Grafik Türü

Youthall’u takip et iş ve staj ilanlarını da kaçırma!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir