Pazarlamacıların Kesinlikle Düşmemesi Gereken 10 Kritik Hata

Günümüzde işletmelerde ön plana çıkan departmanlardan biri olan Pazarlamaya dair geçenlerde bir konferansa katılma şansı yakaladım. Bu blog sizlere ”Nasıl Pazarlamacı Olunur?” sorusunun cevabını değil ”Nasıl Pazarlamacı Olunmaz?” sorusunun cevabını verecek. Herkes başarıyı konuşurken bu sefer başarısızlığı konuşuyor olacağız.

Yazılanlar tamamen tecrübeyle sabittir ve emin olun başarı hikayelerinden daha çok başarısızlık hikayelerinin size etkisi her zaman daha fazla olacaktır. Hadi başlayalım.


1- “Bende varım!” Mantığı

Pazarlamacıların en büyük hatalarından birisi bir başka şirketin yaptığı iş üzerinde bir değişiklik yapmadan olduğu gibi alarak müşteriye sunmak. Sizi farklı kılacak olan farkı yakalamaya çalışın.


2- Ne Sattığını Çok İyi Anlamamak

Sattığınız ürünü çok fazla benimsemelisiniz. Aksi takdirde satıcı olursunuz pazarlamacı değil.
2.Dünya savaşı sırasında en çok satan maddenin MUM olduğunu biliyor muydunuz?


3- Başarının Gözleri Kör Etmesi

Hangi konuda olursa olsun başarının size ego depolamasına izin vermeyin. Siz kendinizi başarılı olarak görebilirsiniz ama unutmayın önemli olan diğer insanların sizi başarılı görmesidir. Aksi sizi kibirli olmaya, tepeden bakmaya itecektir. Bu da bir süre sonra gözlerinizi kör edecektir. Bu konuyla ilgili ” Şeytanın Avukatı” filmi şiddetle tavsiye edilir.


4- İçeriksizlik ve Hikayesizlik

”İçerik kraldır, hikaye candır.” Bir malı satabilmeniz için kesinlikle bir içeriğe ve o mala ilişkin hikayeye sahip olmalısınız. Çünkü müşteri artık kendi yaşamıyla özdeşleştireceği bir ürünü görmek istiyor.


5- Rakipleri Tanımamak

”İyi rakip adamı lider yapar.” Rakibiniz hangi sanayiye gidiyor? Ne yemek yiyor? Bunları bilin.


6- Basit Olamamak

Hikayeyi can yerinden yakalamanız gerekli. İteni de tutanı da unutmanızın size zararı fazla olacaktır.
Unutmayın kaç kere düştüğünüz değil kaç kere kalktığınızdır önemli olan. 


7- Dinlememek

Bir ağız, iki kulağa sahipsiniz. Önce dinlemelisiniz. Müşteriyi, patronunuzu, boş konuşan birini bile önce dinleyin.
Konuşmak zaten en kolayı.


8- Yaratıcı Olmamak

Bir duyguyu negatif veya pozitif olarak aktarabiliyorsanız yaratıcısınız demektir. Unutmayın nefrette bir duygudur ve önemli olan karşı tarafta etki bırakabilmenizdir. Kısacası reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı.


9- Değer Katmamak

Müşteri için değerin ne ifade ettiğini keşfetmek ise bir pazarlamacı olarak bizim ana sorunumuzdur. Müşteri gerçekte; daha çok satış, daha çok üretim, daha çok kar, daha iyi imaj, daha çok müşteri, daha sadık çalışanlar, daha iyi bir moral, daha az problem, daha çok boş zaman, daha iyi bir isim yapma gibi şeyler ister. İşte müşteri için değer bunlardır. Müşteriye bunlardan en az bir tanesini sunduğunuzda müşteri için fiyatın önemi azalacaktır. 


10- Ders Almamak

Bir kere hata yaptın, yanıldın. İkincisi neden? Hatalarından ders çıkarmayan bir pazarlamacı kısır döngü içinde kendini kaybeder, hatalardan ders almak her zaman bir pazarlamacı için başarı getiren büyük bir ölçüttür. 

Yaptığı sunumdan etkilenerek bu blogu yazmama neden olan Shell Pazarlama Direktörü Sn. Evren Aksoy’a çok teşekkürler.

Yazan: Meltem Oymak 

Youthall şirketler ile gençleri bir araya getiren profesyonel ağ ve yeni nesil işveren markası platformudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir